Kontrolleri gerçekten bizim olacak

2012-10-24 08:51:00

Kontrolleri gerçekten bizim olacak Kıbrıs'ta telsizler çalışmamıştı. Savunma sanayinde kullanılan elektronik sistemlerin içine yerleştirilerek, uzaktan çalışmaz hale getiren casus donanımları yaklayacak yerli ürün yapılması için proje başlatıldı SEÇKİN ÜREY / HT EKONOMİ Özellikle F-16'larla gündeme gelen elektronik sistemlerinin içine çip yerleştirilip uzaktan bir düğmeye basarak çalışamaz hale getirilebileceği endişelerine yerli çözüm bulunması için düğmeye basıldı. TÜBİTAK, başta savunma sanayi olmak üzere devlet için kritik önem taşıyan elektronik sistemlerin entegre devlerine yerleştirlen casus donanımları bulacak yerli proje geliştirilmesi için çağrıda bulundu. Başlangıç için 5 milyon TL bütçe ayrıldı. Özel sektör, üniversiteler ve araştırma enstitülerine açık olan çağrı uyarınca proje geliştiren kuruluşa yüzde 110 destek verilecek. Yani casus donanımın tesptini yerli imkanlarla sağlayan projeyi geliştirene harcadığı rakamın üstüne yüzde 10'luk kaynak aktarılacak. Bilim Sanayi ve Teknoloji Nihat Ergün, stratejik alanlarda kullanılan ürünlerin milli olması gerektiğini söyledi. Ergün, "Askeri sistemlerdeki entegre devreler önemli oranda yurtdışından temin ediliyor. Devrelerin tasarımı ülkemizde yapılsa dahi, üretimi Tayvan, Çin gibi ülkelerde yapıldığından devrelerin üretim aşamasına müdahale edilemiyor. Yani bu devreler karakutu niteliği taşıyor. Devrelerde bulunabilecek casus donanımlar yardımıyla ülkelerin istihbarat faaliyetleri engellenebiliyor ya da entegre devrenin ilintili olduğu sistemin çalışmaması sağlanabiliyor" diye konuştu. Ergün, "Yurtdışından ithal edilen bazı telsiz sistemlerinin Kıbrıs... Devamı

Bahçeli hakkında MİT ajanı iddası

2012-10-16 09:05:00

12 Eylül komisyonuna ifade veren Alparslan Türkeş'in doktoru Selim Kaptanoğlu, MHP'yi karıştıracak iddialarda bulundu. Kaptanoğlu, Türkeş'in Devlet Bahçeli'nin MİT ajanı olduğu yönünde yazısı bulunduğunu ileri sürdü. 12 EYLÜL KOMİSYONUNA İFADE VERDİ Kaptanoğlu, Türkeş'in buna müsaade etmediğini söyledi TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesindeki 12 Eylül Darbesi Alt Komisyonu'nda bilgisine başvurulan MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş'in 3.5 yıl yattığı Mevki Hastanesi'ndeki doktoru Selim Kaptanoğlu, "Türkeş izin verseydi Kenan Evren öldürülecekti" dedi. 12 Eylül sürecinde MHP davasında yargılanan Kaptanoğlu'nun açıklamaları resmi tutanaklara şöyle yansıdı: KENAN PAŞA'YI ÖLDÜRMEMİZİ İSTİYORSANIZ... İhtilalden sonra 3 tane havacı astsubay hastaneye geldiler. Mürted'deki uçak bakım teknisyeni çocuklar, başkanlarıyla beraber, ülkücü bir teşkilat vardı orada. 'Başbuğ'um, siz Kenan Paşa'yı öldürmemizi istiyorsanız eğer, size bu işkenceyi, şunu, bunu yapıyorlar burada biz onların uçağına bomba koyalım -çünkü bunlar uçağın bakımını yapıyorlar- havada infilak ettirelim isterseniz.' Türkeş müsaade etmedi, 'Yok oğlum, bunların 5'i bir yerde geziyor, bunlara bir şey olursa Haydar Saltık var, o daha berbat' dedi. Onlar da hayatlarını Türkeş'e borçlular yani. Yoksa Alparslan Türkeş için ordu içerisinde ölmeyi göze alan bir sürü insan vardı. Kaçırılma hikâyesi de öyle. Alparslan Türkeş isteseydi hapishaneden kaçardı. Alparslan Türkeş'i yakınındaki bazı arkadaşları yanılttı, "Kenan Evren size bir şey yapmaz. Nurettin Ersin sizin sınıf a... Devamı

PKK'nın sonbahar planı deşifre oldu

2012-09-24 09:04:00

  PKK'nın Bingöl'de gerçekleştirdiği iki ayrı saldırı sonrasında örgütün yeni eylem planını çökertecek önemli bulgulara ulaşıldı. 5 ayaklı planının Kandil tarafından hazırlandığı belirlendi. İstihbarat birimlerince deşifre edilen ve devletin üst birimlerine gönderilen rapora göre talimatlar eylül ayının ikinci haftası içinde Kandil'den geldi. Planın ilk halkası Suriye ile yapılacak eylemler oldu. Buna göre Suriye'den sızıp Amanos kırsalından sınırda özellikle Hatay'da bulunan karakollara saldırması planlandı. İkinci aşamada ise PKK'lıları Hakkâri, Şırnak- Cizre ve Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerindeki adliye, vergi dairesi ve devlet kurumlarının kundaklanması, basılması, işgal edilmesi için eylem planladı. PKK'nın üçüncü planı ise bölgede görevli öğretmenler üzerine. Buna göre Güneydoğu'da görevli öğretmenleri kaçırılacak, ardından öğretmenler bölgeyi terk etmek şartıyla serbest bırakılacak. Plana göre sonbahar döneminde Hakkâri'nin Şemdinli ve Beytüşşebap ilçelerine yönelik sızma girişimlerinde başarısız olan örgüt, İran sınırından sızacak kalabalık bir terörist grupla Şemdinli'yi ele geçirmek için saldırı yapacaktı. Planın son ayağına göre ise PKK kış döneminde Türkiye'ye 50-60 kişilik bir grup gönderip şehir merkezlerinde eylem yapacaktı. ... Devamı

TSK'nın PKK'ya karşı yeni stratejisi: Bul, temizle

2012-09-24 09:00:00

    TSK, PKK'ya karşı alan hâkimiyetini tamamen sağlamak amacıyla bölge bölge büyük bir temizlik harekâtına başlıyor. Metehan Demir'in haberi Sabit noktada bekleme bitiyor, mutlak hâkimiyet, tam saha pres başlıyor. Başta Hakkâri ve Şırnak kırsalı olmak üzere, terör örgütü grupları ayrı ayrı çembere alınıp, izole edilecek. Terör örgütü PKK'nın son dönemde artan saldırıları sonrası Ankara, silahlı mücadelede benzeri görülmemiş çapta geniş yeni bir konsept için düğmeye bastı. Genel olarak, sabit noktada beklemenin bırakılarak hareketli hale geçildiği yeni harekat tarzı, “Mutlak hakimiyet, tam pres” diye de adlandırılıyor. Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri bölgede, PKK'nın terör faaliyetlerinde üs olarak seçtiği bölgeler başta olmak üzere alan hakimiyetini tamamen sağlamak amacı ile bölge bölge büyük bir temizlik harekâtına başlıyor. Bunun için bölgede öncelikli 2 il, Hakkâri ve Şırnak kırsalı olmak üzere bölgeler temizlenmeye başlanacak. Ancak bunlar gerçekleşirken her belirlenen bölge ayrı ayrı çembere alınacak. Terör örgütünün gruplarının birbiriyle teması kesilerek, bulundukları yerde izole edilip etkisiz hale getirilmeleri planlanıyor. Her yerde olunacak Bir diğer önemli unsur da hareketli birliklerin PKK'nın bölgedeki hareketliliğinin önüne geçmek amacıyla her yerde olması. Bu çerçevede, uzman çavuştan üst rütbeli subaylara dek tecrübeli personel de bizzat harekâtlarda aktif olarak bulunacak. Ankara'da bulunan komuta heyetinin bir ayağı da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in talimatıyla sür... Devamı

Karşılarında Bordo Berelileri Buldular

2012-09-15 16:01:00

Baskın yapılacağı istihbaratı üzerine karakola önceden yerleştirilen bordo bereliler, karakolu basmaya gelen teröristlerin tamamını öldürdü. Önceden alınan istihbarat ve bu istihbarat sonrasında alınan önlem büyük bir fciayı önledi. Baskın yapılacağı istihbaratı üzerine karakola önceden yerleştirilen bordo bereliler, karakolu basmaya gelen 25 teröristin tamamını öldürdü. Şemdinli-Yüksekova karayolu üzerinde bulunan Güzelkonak Jandarma Karakolu ile Altınsu karakoluna eş zamanlı baskın düzenlemek isteyen 25 teröristin öldürülmesiyle ilgili çarpıcı bir ayrıntıya ulaşıldı. İstihbarat birimleri terör örgütü PKK'nın ses getirecek bir eylem yapacağı ve hedefin de Şemdinli - Yüksekova karayolu üzerinde bulunan Güzelkonak Jandarma Karakolu ile Altınsu karakolu olduğu bilgisine ulaştı. Karakollara eş zamanlı baskın düzenleneceği bilgisi anında askeri birimlerle paylaşıldı. Alınan bu bilgi üzerine her iki karakola bordo bereliler yerleştirildi ve PKK'lı teröristler beklenmeye başlandı. Bordo berelilerin kendilerini beklediğinden habersiz olan PKK'lı teröristler kamyonetlerle karakol yakınına gelerek taciz ateşine başladı. Karakolu kolayca ateş altına alacaklarını düşünen PKK'lı teröristler karşılarında bordo berelileri görünce neye uğradıklarını şaşırdı. Bordo bereliler kısa sürede karakola saldıran 25 teröristin tamamını öldürdü. Yetkililer, geçtiğimiz günlerde araziye çıkan bordo berelilerin, bölgede kritik noktalarda görev yapacağını belittiler. Kaynak: Rotahaber... Devamı

Org. Necdet Özel'den Şemdinli emri

2012-09-15 15:50:00
Org. Necdet Özelden Şemdinli emri |  görsel 1

  Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in bizzat yönettiği Şemdinli bölgesindeki operasyonlarda 700 kişilik bir terörist grubun sıkıştırıldığı öğrenildi. Özel, komando birliği emri verirken bordo bereli birlikler dağı taşı didik didik tarıyor. ŞEHİR MERKEZİNDE SIKIŞTIRILDILAR Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in bizzat yönettiği Hakkâri'nin Şemdinli ilçesindeki operasyonda 200 kişilik bir terörist grubun şehrin içinde sıkıştırıldığı, kaçış yollarının kapatıldığı öğrenildi. Hakkâri Valiliği, 8-13 Eylül arasında Şemdinli kırsalında, operasyonlarda 75 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 4 askerin de şehit olduğunu açıkladı. Profesyonelleştirilen uzman erbaşlardan oluşan 7 taburun katıldığı dünkü operasyonda ise 10 terörist öldürüldü. Böylece son 8 günde Şemdinli'de öldürülen terörist sayısı 85 oldu. Dünkü operasyonda bir korucu şehit olurken 6'sı asker 9 kişi de yaralandı. Diyarbakır ve Şırnak kırsalında yapılan operasyonlarda ise 40 PKK'lı öldürülmüştü. Kuzey Irak'a düzenlenen hava operasyonlarında da 25 PKK'lının öldürüldüğü tespit edilmişti. Şemdinli'de yaklaşık 4 bin askerle sürdürülen operasyona TSK'nın seçkin birlikleri "Bordo Bereliler" ve Jandarma Özel Harekât (JÖH) askerleri bulunuyor. Operasyonlar, Goman Dağı kırsalı, Mergesav bölgesi, Bağlar köyüne bağlı Zorgeçit, Muşe, Beyteran mezraları ile Günyazı köyüne bağlı Yukarı Orta ve Aşağı Yiğitler mezralarında devam ediyor. Önceki gece F-16'lar ve Kobralar Şemdinli kırsalı ve Irak sınırını bombaladı. Sabah saatlerinde de helikopterler Şemdinli'deki sınır karakollarına asker sevkıyatı yap... Devamı

Gazap Ateşi

2012-09-15 15:10:00

  Yapım: 2004 - ABD, İngiltere, Meksika, Tür: Aksiyon, Dram, Gerilim, Polisiye, Suç, Süre: 146 dakika Yönetmen: Tony Scott, Oyuncular: Denzel Washington, Dakota Fanning, Christopher Walken, Mickey Rourke, Radha Mitchell, Marc Anthony, Giancarlo Giannnii, Itatí Cantoral, Rosa María Hernández, Arturo Farfán, Rafael Gaucin, Heriberto Del Castillo, Manuel Poncelis Mario Zaragoza Jesús Ochoa Angelina Peláez Gustavo Sánchez Parra Gero Camilo Müzisyen : Harry Gregson-Williams, Nine ınch Nails, Görüntü Y.: Paul Cameron, Senaryo: Brian Helgeland Senaryo (Kitap): A.j. Quinnell Yapımcı: Tony Scott Lucas Foster Arnon Milchan Lance Hool James Skotchdopole   Yıllar önce ordudaki özel bir birlikte görev alan Creasy, bu günlerden kalan kötü anılarını silmekte ve yeni hayatına adapte olmakta zorlanmaktadır. Geleceği belirsiz bir haldeyken Meksika sınırında eski arkadaşı Rayburn ile karşılaşır ve bu sayede bir koruma görevlisi olarak bir iş bulur ve hikaye başlar...   Beğeniyle izleyebileceğiniz bir film, tavsiye edilir.... Devamı

Monte Kristo Kontu

2012-09-15 13:51:00

Monte Kristo Kontu, Alexandre Dumas'nın romanı. Yazarın başyapıtlarından biri olduğu kabul edilir. Dumas'nın 1844 yılında yazımını bitirmesinden sonraki 2 yılda, 18 bölümlü bir seri olarak yayınlanmıştır. Romanda yer alan olaylar Fransa, İtalya ve bazı Akdeniz adalarında geçer. O dönemde Avrupa'daki Türk algılayışı hakkında bazı küçük ipuçları da romanda yer almaktadır. Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nu epey meşgul etmiş Tepedelenli Ali Paşa'nın romanda adının sık sık geçmesi, Türk okuyucuları açısından ilginç noktalardan birisidir.   Not: Okumayı başardığım bir kitap. Sürükleyici bir hayat hikayesini ele alan güzel bir yapıt. Tavsiye ederim. Devamı

SEFİLLER

2012-09-15 13:42:00

  Sefiller (Fransızca: Les Misérables), Victor Hugo'nun 1862 yılında yazmış olduğu roman. Roman Fransız Devrimi'nin etkisiyle ortaya çıkan romantizm akımının en önemli eserlerindendir. Jean Valjean ekmek çaldığı için beş yıl kürek cezasına çarptırılmış, birkaç kez kaçmaya kalkıştığı için cezası ağırlaşmış, on dokuz yıl hapiste kalmıştır. Çok kuvvetli bir insan olan Jean Valjean, hapiste iyi duygularını kaybetmiş gibidir. Hapisten çıkınca, mahkûm olduğunu gösteren belge yüzünden herkes ona kötü davranır. Bir piskopos onu evine alır, o ise evden gümüş takımları çalar, fakat yakalanır. Piskopos, şikayetçi olmaz, üstelik ona iki de gümüş şamdan hediye eder; onlardan elde edeceği parayı namuslu adam olma yolunda harcamasını ister.Son olay, Jean Valjean’ın yaşamında bir dönüm noktası olur. Madeleine adıyla iş hayatına atılır, zengin olur, belediye başkanı seçilir. Fantin adında düşmüş, fakat ruhça temiz bir kadını polis şefi Javert’in elinden kurtarır. Javert, birdenbire ortaya çıkan ve kısa sürede zengin olan ve herkesin “Baba” dediği Madeleine’in kim olduğunu merak eder.Madeleine, aranmakta olan Jean Valjean diye başka birisinin yakalandığını öğrenince, kendi yerine suçsuz birinin küreğe mahkûm edilmesine gönlü razı olmaz, polis şefi Javert’e teslim olur.Jean Valjean, zindandan yine kaçar. Bu kez Fantine’in kızı Cossette’i büyütüp yetiştirmek ister. Javert, yine peşindedir. Jean Valjean bir manastıra saklanır, Fauchelevent adı ile yaşar. Cossette büyümüştür. Üniversite öğrencisi Marius ile aralarında bir aşk doğar.Jean Valjean, Marius’u daima korur. İhtilal başlamış, Marius,Cumhuriyetçilerin safında yer al... Devamı

Yüzüklerin Efendisi

2012-09-15 12:38:00
Yüzüklerin Efendisi |  görsel 1

          Yüzüklerin Efendisi (İng: The Lord of the Rings) J. R. R. Tolkien'ın yazdığı bir fantastik edebiyat üçlemesidir. Üçleme sırasıyla Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü kitaplarından oluşmaktadır.Tolkien bu eseri yazarken, Eski Alman destanı Nibelungenlied ve onun İskandinav versiyonu Volsung Sigurd destanından esinlenmiştir.(Daha önceki eseri Hobbiti Anglosakson destanı Beowulf 'tan esinlendiği gibi.) Bu üçleme, yazarın 1937'de yayımlanan Hobbit isimli eserin devamı niteliğindedir. Bir grup insan, Hobbit, Elf ve Cücenin Tek Yüzük'ü yok etme maceraları anlatılmaktadır. Edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en etkileyici hikâyelerinden biridir. Yazar bu üçlemedeki karekterleri üniversite yıllarında oluşturmuş, daha sonra hikâyeyi yazmıştır. Karekterlerin bazılarını oluştururken (Elfler Troller gibi) Orta Avrupa mitolojisinde geçen peri masallarından etkilenmiştir. Oluşturduğu tüm bu karakterleri aynı hikâye altında eşsiz bir hayalgücü ile birleştirerek ortaya eşsiz bir yapıt çıkartmıştır. Daha sonra yazılan birçok fantastik hikâye bu eserden esinlenilerek yazılmıştır.   İzlenimlerim: Teknolojinin yeterli olması için yıllarca beklettiği fantastik filmin her karesini izlemiş ve büyük keyif almış bir izleyici olarak herkesin izlemesini kesinlikle tavsiye ediyorum.... Devamı

Şebnem Ferah (Biyografi)

2012-09-15 11:54:00

Şebnem Ferah, 12 Nisan 1972'de Üsküp'den Yalova'ya gelen ailenin üç kızından en küçüğü olarak Yalova'da dünyaya geldi. Küçük yaşta müzikle tanışmasından ailesinin etkisi büyük oldu. İlkokulda mandolin ve solfej dersleri almaya başladı. Liseyi Bursa Özel Namık Sözeri Lisesi'nde yatılı olarak okudu. İlk kez lise yıllarındayken okul orkestralarında ve küçük topluluklar önünde çalmaya başladı. "Pegasus" adlı grup ile bir süre çalıştıktan sonra 80li yılların başında Bursa'da bir stüdyo sayesinde hayalini kurduğu kız grubu olan "Volvox"u kurdu. 1988 yılında "Volvox" ile birçok yerde sahne alan sanatçının, ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü kazanması sebebiyle grup arkadaşlarından uzun bir süre ayrı kaldı. Bu bölümü 2. sınıfta bırakarak İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydoldu. Grup üyeleri arasından Özlem Tekin gibi isimlerin bulunduğu Volvox'un 1994 yılında dağılmasından sonra Şebnem Ferah, solo çalışmalarına ağırlık verdi. Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun da yardımlarıyla ilk albümü olan "Kadın" 1996 yılında piyasaya çıktı. Bu albümde yer alan "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parça ile kısa sürede büyük bir çıkış yakaladı. İlk klibini albümün çıkış parçası olan "Vazgeçtim Dünyadan"a geçtikten sonra arkasından aynı albümde yer alan "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı parçalarına klip çekti. 4 Nisan 1997 tarihinde İzmir Ege Üniversitesi'nde verdiği ilk konserinde çok büyük bir ilgiyle karşılandı. Albüm çalışm... Devamı

Orhan Veli Kanık

2012-09-15 11:52:00

Orhan Veli Kanık ya da Orhan Veli (13 Nisan 1914, İstanbul - 14 Kasım 1950, İstanbul), Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı.Şair 36 yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı. Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli, hece ve aruz ölçülerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel; mecaz, teşbih, mübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. "Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak" amacıyla yola çıkan Kanık'ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu. Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. 1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu. Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı.[7] Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir. Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi. Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönü... Devamı

Denizi Özleyenler İçin

2012-09-15 11:43:00

DENİZİ ÖZLEYENLER İÇİN..   Gemiler geçer rüyalarımda, Allı pullu gemiler, damların üzerinden; Ben zavallı, Ben yıllardır denize hasret, “Bakar bakar ağlarım”. Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı, Bir midye kabuğunun aralığından: Suların yeşili, göklerin mavisi, Lâpinaların en hârelisi... Hâlâ tuzlu akar kanım İstiridyelerin kestiği yerden. Neydi o deli gibi gidişimiz, Bembeyaz köpüklerle, açıklara! Köpükler ki fena kalpli değil, Köpükler ki dudaklara benzer; Köpükler ki insanlarla Zinaları ayıp değil. Gemiler geçer rüyalarımda, Allı pullu gemiler, damların üzerinden; Ben zavallı, Ben yıllardır denize hasret. Devamı

Beklenen

2012-09-15 11:07:00

BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? Necip Fazıl Kısakürek   Devamı

Sakarya Şiiri

2012-09-15 11:06:00

SAKARYA İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir. Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan; Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an; Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölüm... Devamı